0 Yorum 0 Yorum  | 19 Eylül, 2005

bloglar ve bloglarda verilen link listeleri internetin en hızlı gelişen bölgeleri olmaya başladı. insanlar birbirleriyle sosyal networkler kurmaya başladıkça, technorati ve feedster gibi linkleri takip eden hizmetler ortaya çıktı. yeni bir sistem olan XFN (xhtml friends network) ise bu linklerin insani yönlerini ortaya çıkarmaya yönelik bir sistem. link kodlarınıza kısaca bir 'rel' simgesi koyarak verdiğiniz linklerle olan sosyal statünüzü yazıyorsunuz. iş arkadaşı, sevgili, kardeş, tanıdık gibi ilişki birçok seçeneği bulunuyor.

linklerinizi kolayca xfn uyumlu hale getirebilmek için ufak programlar mevcut. bu işlem bittikten sonra rubhub.com adresinden sitenizi networke eklemeniz gerekmekte. esasında rubhub, xfn kullanan blogları listelemek için kurulmuş bir arama motoru. linklerini xfn'e uyumlu olarak değiştiren taksimetre ve spineless sitelerine bakıp, neyin ne olduğunu daha iyi anlayabilirsiniz.

kısaca xfn sayfalar boyu uzayan link listelerine eğlence katması mümkün olan, kısa zamanda daha popüler olmasını beklediğim şirin bir uygulama.

, , ,

2 Yorum 2 Yorum  | 17 Eylül, 2005

"Polis Radyosu" vardı zamanımızda,dinlerdik -hâlâ var mı acaba, bilmiyorum. İçeriği farklı olmakla beraber "Polis Podcast'i" varmış şimdi de. New York Polisi, şehirdeki trafik durumunu bundan böyle podcast ile duyuracakmış. Hattâ anladığım kadarıyla polislerle söyleşiler filan da yeralacak podcast'lerinde. Emekli polis Jesse Peterman'ın sesinden ilk podcast'lerini de yayınladılar. New York polisinin podcast'i haftada bir güncellenecek.
Buyursunlar...

PS: 'Podcast'e bir türkçe karşılık bulmuş muyduk? Bence ihtiyacımız var; türkçe yazı yazarken ingilizcesini kullanmak rahatsız ediyor. Aklıma bir şey gelmedi benim. Siz ne dersiniz?

 , , ,

0 Yorum 0 Yorum  | 15 Eylül, 2005

Ciddi :
Bir süredir iyice hisseder hâle geldiğimiz şey, blogların yavaş yavaş kimi regülasyon mekanizmalarına bağlanması olasılığıydı. Artık bu olasılığın giderek güçlendiğini söyleyebiliriz. Avrupa Parlementosu'nun 'öğreni (enformasyon) toplumu' üzerine gerçekleştirdiği üç günlük konferans programının ilk gününün konusu bloglar olmuş. Konferansın merkezî sorunsalı, blogların birer haber kaynağı olarak, öğreni toplumunun geleceğine ilişkin soru işaretleri taşıyıp taşımadığı tartışmasıymış. Okuduğumuz haberden anlıyoruz ki, gazeteciler bu durumdan şikayetçi ve bunda ciddi tehlikeler görüyorlar. Oysa blogtalk.net yazarı Thomas Burg, çok basit bir açıklamayla, «Webloglar içeriğe değil, paylaşıma, öğrenmeye ve insanlarla bağlantı kurmaya dayanır.» diyerek, yersiz endişeleri bertarâf ediyor bence.

Aklımdayken belirteyim, Avrupa Parlementosu'ndaki konferansları, panelleri internetten canlı olarak izleme olanağı bulunuyor.

Pasaklı :
Geçtiğimiz günlerde size Paris'te bir blog paneli düzenleneceğini söylemiştim. O daha gerçekleştirilmeden, birkaç ay sonra düzenlenecek yeni bir organizasyon sözkonusu olmuş. Bu, önemli ve uluslararası katılımcılara da açık büyük çaplı, iki günlük bir etkinlik. İlki geçtiğimiz Nisan ayında yapılmış olan "Les blogs" etkinliğinin ikincisi 'Les blogs 2.0', bu kez iki güne yayılarak, 5 ve 6 Aralık tarihlerinde düzenlenecekmiş. Etkinliğe 200 Euro'ya katılabilirsiniz -ücrete iki gün öğlen yemeği ve kapanış kokteyli dahil.

Katılım, kayıt işlemleri henüz başlamamış. Ama gelişmeleri takip etmek mümkün.

Buyrun, gelin, size Les Deux Magots'da bir kahve -expresso, cappucino, café crème; artık hangisini severseniz- ısmarlayayım efendim.

 , ,

18 Yorum 18 Yorum  | 13 Eylül, 2005

Sevgili blog kardeşlerim (bu ilk blog'uma böyle bir başlangıç yaparak kendime şöyle kahramanî bir hava, bir Nihat Genç edâsı katmış olayım);

Fransızlar İnternet'e de blog fenomenine de geç adapte olabildiler gerçi ama, bir kere alışınca da hızlarını alamadılar. Herkes bir blog açıyor, sosyal bilimler alanında blog analizi yapan tezler, dissertasyonlar havalarda uçuşuyor, hemen tüm gazeteler (Le Monde(blog), Liberation(blog), Le Nouvel Observateur(blog) vs.) muhabirlerine ve hattâ okurlarına blog alanları açıyor... İşin politik yönü de gündemdeydi çoktandır: AB Anayasası Referandumu oylamasında bloglar önemli rol oynamıştı sözgelimi. Fakat yeni bir merhale sözkonusu şimdi: Sosyalist Parti'nin yakın zamanda yapılacak seçimleri öncesi, adaylardan ikisi (Laurent Fabius ve Jack Lang) kişisel blog sayfası açtılar ve kampanyalarını bu sayfalardan da yürütüyorlar. Hiç kuşkum yok, kendileri yazıyorlardır bu blogları. Tony Blair'inkinden farklıdır yani. Fransızlar yazmayı severler ve bloglara bu kadar çok sarılmalarının bir sebebi de budur. Ayrıca haberler, 2007'de cumhurbaşkanlığına adaylığını koymasına kesin gözüyle bakılan başbakan Dominique de Villepin'in de kısa süre içinde bir blog sitesi açacağı yönünde. Yakın zamanda Sarkozy ve Chirac da eksik kalmazlar gibime geliyor. Böylece koskoca bir ülkenin politik iklimini artık bloglar da doğrudan belirler hâle gelecek.

Önerim şu: Başbakan Erdoğan basın sözcüsü kullanacağına, ulusa sesleniş konuşması yapacağına niye bir blog sitesi kurmuyor ki? Politik mesajı yazılı olarak iletmek, sonradan çarpıtılmaması açısından oldukça mantıklı bir fikir. Süleyman Demirel'in de ara ara konuşmak istediğini görüyoruz; ona da tavsiyemiz bir blog sitesi açması. Düşünün bir: Suleymandemirel.blogspot.com'a yerleşmiş. Bülent Bey'in Rahsan.blogspot.com'da yeralan iddialarına bir bir yanıt veriyor; hem de rakibinin permalinklerini filan gözeterek! Para bile kazanır!

Ben hazırım başbakanlarla, eski-yeni cumhurbaşkanlarıyla blog kardeşi olmaya...

***

Fransızlar'dan kendimize doğru yöneldik. Yeniden Fransa'ya, başkente döneyim izninizle: 21 Eylül 2005 günü Paris'te, geleneksel 'Paris blogluyor mu?' konferanslarının üçüncüsü düzenlenecek. Afişinde kravatsız girilmesi gerektiği yazan bu kutsal organizasyona vakit durumum uyarsa katılacak ve size Fransız blog dünyasında başka neler oluyor, ileteceğim, 'sevgili kardeşlerim', nokta.

 , ,

1 Yorum 1 Yorum  | 12 Eylül, 2005

bu güne kadar yapılan blog kardeşliği toplantıları(1, 2) arasında en çok katılım beklediğimiz üçüncü blog kardeşliği toplantısı beklentilerimizin %50'si gibi bir oranla 11 eylül'de bizz cafe bar'da gerçekleşti.

gameover ve bülent ince'nin yaptığı muhteşem yer seçimi için bir kez daha kendilerine teşekkür ediyoruz. gelen kardeşleri üst üste oturtmadan, sigara dumanına boğmadan ve en önemlisi son yaz sıcaklarından izole bir şekilde ağırladığımıza inanıyoruz. (şikayeti olan?)

her zaman olduğu gibi bu başlık altında yazılanları toplayacağım, eğer blog kardeşliği toplantısındaki deneyimlerini yazan ve atladığım bir kardeş varsa yorumlarda belirtebilirse çok sevinirim. işte toplantıdan notlar;

toplantıda çekilen resimlerden manhem(site) kendi çektiklerini upload etmiş bile. diğer resimler için blog kardeşliği adı ile taglenen fotolara bakabilir, flickr'da blog kardeşliği grubuna üye olabilirsiniz.

son dakika: antikunti'nin çektiği fotoğraflar burada.
son dakika: blockedmind'ın çektiği fotoğraflar burada.

bunun dışında bir gelişmemiz daha var. sizlere toplantı maili ile bahsettiğim blog kardeşliği blogunun daha çok güncellenmesi konusunda atılan bir adım bu. verkaç ve şapkalı-a blogu yazarlarından erhun geyisi blogosfer'de ki son gelişmeleri bu sayfalar aracılığı ile paylaşacak, hatta utanmayıp yorumlar yapacak. (trt spikeri mi ne olmalıymışım :)

iyi bloglamalar...

not: blog kardeşliği blogunda blogosfer hakkında yazı yazmak isteyen diğer kardeşlerimiz de bizimle mail atarak iletişime geçebilirler.

, ,